Öte yandan yabancı perakende markalarının
Türkiye’ye akın etmesiyle birlikte pazardaki yerli-yabancı rekabeti de
giderek arttı. Bu rekabet artarken, AVM’lerde bazı sıkıntılar da
yaşanmaya başladı. Özellikle İstanbul’un Mecidiyeköy-Sarıyer hattı ile
Beylikdüzü- Büyükçekmece arasında yoğunlaşan AVM’ler¬de kira
artışlarından kaynaklanan rahat¬sızlık olduğu gözleniyor. Kira
artışlarına son dönemde fahiş oranlarda artan or-tak gider maliyetleri
de eklenmeye baş¬layınca, perakende şirketleri buna bir çare bulmak
için harekete geçti. Perakendeciler, bir arada hareket et¬meye, ortak
çözüm yolları aramaya gerektiğinde de hukuki arayışlara gitmeye
başla¬dı. Buna ilişkin tartışmalar devam ediyor.
Yakın mesafelerde
açılan alışveriş merkezlerinin gelecek yıllarda tehlike yaratacağını
savunan perakendeciler, artık tehlike sürecine girildiğini,
perakendecilerin. 2008 yılını bir toparlan¬ma yılı olarak ilan ettiğini
söylüyor. Kiracısına ödenebilir bir kira çizelgesi ve ortak gider planı
sunamayan birçok AVM’nin, kiracılarını önemli ölçüde kaybedeceği
belirtiliyor.
Peki, perakende sektörünün çalkan¬tılı bir süreçten
geçtiği bu dönemde, AVM yatırımcıları ne planlıyor? Pera-kende
şirketlerinin çözüm yolları ne ola¬cak? Ve sektörün geleceği nasıl
şekille¬necek? Bütün bu soruların yanıtlarını al¬mak için Ekonomist
olarak bu gelişme¬leri sektörün önde gelen temsilcileri ve bizzat
yatırımcılar ile konuştuk...
Türkiye, genellikle kriz sonrasında
özellikle perakende sektöründe yukarı doğru olumlu bir ivme sergiliyor.
Bu¬nun örneklerini geçmişte çok görmüştük. Örneğin, 1994 krizi
sonrasında ya¬şanan gelişmelerle 1995 yılında Carou¬sel alışveriş
merkezine girmek için pe¬rakende şirketleri birbiriyle yarışa
gir¬mişti. Aynı durum, 2001 yılı krizinde de gözlendi. 2001’ de sektör
krize girin¬ce bütün yatırımlarda frene basılmıştı. Ancak 2002 yılı
sonrasında ise yatırım¬lar hızlandı. Sektör, aile yatırımlardan
kurumsal yatırımlara geçince, yurt dı¬şından gelen gayrimenkul
fonlarının da etkisiyle çok genişleyerek, büyüdü.
Bölgesel
Tehlike Perakende sektöründe deneyimli bir isim olan Retail Vision
Danışmanlık’ın sahibi Şükrü Aslanyürek’in sektörün bu¬günkü durumu ile
ilgili tespiti şöyle: "Projelerin hemen hemen tümünün ortak özelliği,
daha çok inşaat sektörü ve arsa rantı kriterleriyle yapılmış olması.
Türkiye’deki belediye mevzuatı ya da belediye yöneticiliği pratiğinin
herhangi bir iş dünyası verilerine dayanmadığını ve imar izinlerinin
son derece usul dışı yöntemlerle verildiğini düşünüyorum.
Son
dönemde AVM’ler için bu teh¬like çanlarını harekete geçiren en önemli
konulardan birinin kiralarının yüzde 100’lere yakın oranda artması
olduğu söyleniyor. Armada’ da yüzde 30’a, Nautilus alışveriş
Merkezi’nde yüzde 100’e ulaşan artışlar yüzünden harekete geçen
perakende şirketleri ise hukuki boyuta varan bir süreç içine girmiş
bulunuyor.
Ancak bu kira artışlarını normal bulanlar da var. Tepe
Nautilus alışveriş Merkezi İşletme Müdürü Nihat San¬dıkcıoğlu,
Nautilus’ta beş yıllık kon¬tratların bitmesi sonucunda böyle bir artışa
gidildiğini söyleyerek, beş yıl ön¬cesinin dolar kurlarına göre yapılan
bu artışın normal olduğunu belirtiyor. Sandıkçıoğlu, "Bu biraz da
AVM’nin verimliliğine bağlı. Burada olmak iste¬yen pek çok yerli
yabancı marka, bu ki¬ralan ödemeye hazır" diyor.
Alışveriş
merkezlerinde asıl krizin ise ortak giderlere gelen artışlarla
ya¬şandığı belirtiliyor. Elektrik, su, güven¬lik, temizlik gibi
alışveriş merkezinin ortak alan giderleri olarak belirlenen bu
tutarlarda, elektrik zammının da gündeme gelmesi nedeniyle sıkıntılı
bir sürece girildiği ifade ediliyor.
TMD’nin komisyon kurarak,
çalış¬malara başladığını söyleyen yetkili, işe en çok şikayetin geldiği
birkaç AVM’den başlandığını belirtiyor. 2008’de açılacak yeni AVM’ler
hak¬kında tüm üyeleriyle ortak hareket etme kararı aldıklarını söyleyen
TMD Başkanı Selçuk Güzenge ise "Bazı alışveriş mer¬kezlerinin 2007
hesaplarını inceleyece¬ğiz. Bilançolarının kapanmasını bekli¬yoruz.
Bazı alışveriş merkezleri için ko¬nuşuyorum. Bazılarının gelirleri var.
Duvarları kiralıyorlar, reklam veriyorlar, ortak alana kiosklar
koyuyorlar. Bu ge¬lirleri, genel gider hanesinde kullanma¬ları lazım.
Maliyetleri düşürmeleri la¬zım. Resmen oradan para kazanmaya
çalışıyorlar" diyor.
Yüksek kira artışlarının genellikle eski
alışveriş merkezlerinde yaşandığı görülüyor. Tepe Nautilus’ta beş
yıllık kira kontratları bittiği için, yeni kontratlarda yüzde 100’lere
varan artış talep edildiği belirtiliyor. BMD Başkanı Ali Murad
Kızıltaş, "Maalesef son dö¬nemde piyasada oluşan yüksek kira¬lar, eski
alışveriş merkezlerini de kira artırımı yönünde harekete ge¬çirmeye
başladı. Herkesin ağ¬zındaki laf. ’Benim bu kadar yakınımdaki alışveriş
merkezi¬ne şu kadar verdiniz, öyleyse bana da vereceksiniz’ şeklinde"
diyor.
Kiğılı’nın sahibi Abdullah Kiğılı ise perakendecilerin
eleştirdiği çok sayıda alışveriş merkezi yapılmasıyla ilgili olarak
"Bırakın yap¬sınlar. Sonunda hepsi bize muhtaçlar. AVM’ de bir
mağazanın yatırımı en faz¬la 200 bin dolar. Bir AVM ise 30-200 milyon
dolar arasında yatırım gerekti¬riyor. Yatırım yanlışsa yapanlar
düşün¬sün. Bu AVM’lerin bir kısmı hastane, okul, otel olacak" diyor.
Öte
yandan perakende sektöründe yatırımların ciroların önünden gittiği
gözleniyor. alışveriş Merkezleri ve Pe¬rakendeciler Derneği (AMPD) ile
araş¬tırma şirketi Nielsen’in Türkiye’nin organize perakende sektörünün
bü¬yüklüğüne yönelik oluşturduğu en¬deks de bu görüşü destekler
nitelikte. Verimlilik Telaşı Erken Mi? Korupark, Zafer Plaza ve
Deepo’nın sahibi To¬runlar Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Aziz
Torun ise "Bunlar uluslararası standartlara sahip AVM’ler olursa, kendi
içinde farklılaşarak kimlik kaza¬nıp, var olacaklar. Bugün yerli
marka¬larımız, üretimden öteye geçip pazar¬lama stratejilerine kafa
yoruyorsa, bu¬rada rekabetin payı büyük. Şimdi bu markalar hızla
küreselleşiyor ve güçleniyor" diyor. Alışveriş merkezlerine müşteri
çek¬mek içinse mutlaka fark yaratmak ge¬rektiği öne sürülüyor.
Alışveriş merkezi henüz yeniyken, her koridorundan aynı başarılı
performansın beklenmemesi gerektiği, bunun zaman içinde yakala¬nacağı
iddia ediliyor. Yetkililer, burada işin ise yönetime düştüğü konusunda
hemfikir. Bu koridorlara müzik yayını ile ve kiosklar oluşturarak
hareketlilik sağlanabildiği ifade ediliyor. Bir yönetici, "AVM’lerin
mağaza karmalarını, pazarlama biçimlerini, yönetim biçimlerini doğru
kurgular¬sak, A VM mezarları yaratmayız" diyor. Bir alışveriş
merkezinin başarılı olması için farklı uygulamaları getiren yöne¬tim
şirketlerinin önem kazanacağı, kontratların daha sağlıklı yapılacağını
söyleyen yönetici, "Sektör kendisini to¬parlayacak. Ancak aşırı ortak
gider uy¬gulaması yapan merkezler, kiracılarını kaybedebilir" diyor.
Türkiye’de alışveriş merkezlerine gelen müşteri sayısı, yurt dışı
örnekleri ile karşılaştırıldığında ortaya ilginç so¬nuçlar çıkıyor.
Türkiye’de en çok müş¬teri çeken alışveriş merkezlerinden Ce¬vahir’ e
geçen yıla kadar yıllık 20 mil¬yon müşteri gelmediği belirtiliyor.
An¬cak bu yıl Cevahir’in 20 milyon ziyaret çiye ulaşacağı tahmin
edi¬liyor. Kaynak: Ekonomist Dergisi /Özge Yavuz / Burcu Tuvay
18/01/2008 KAYNAK: Ekonomist Dergisi /Özge Yavuz / Burcu
Tuvaywww.ekonomist.com.tr